EMOJİLER GERÇEK HAYATA TAŞINDI

ileeticaretturkiye

EMOJİLER GERÇEK HAYATA TAŞINDI

 

Elif Özgecan Çelik, Bekir Çağrı Çelik ve Barış Hız’ın girişimci ruhlarıyla ortaya çıkardıkları “Yastığım Şekil”, son dönemlerin trendi olan emojileri gerçek hayata taşıyor.

Emojilerden yastık fikri nasıl ortaya çıktı?

Aslında fikir çıkalı neredeyse bir yıl oldu, ancak uzun bir süre Türkiye’de istediğimiz gibi konumlanabilir miyiz ve üretimi nasıl çözeriz diye araştırdığımız için açılışımızı geç yaptık diyebilirim. 2015 yılının başı itibarıyla, elbette önce yurtdışında başlayan, sonrasında ise Türkiye’yi de etkileyeceğine inandığımız emoji trendini takip ediyorduk ve yazılı iletişimin içerisine bu hızda entegre olan bir akımın ciddi bir etki yaratacağını öngörüyorduk.

Emojilerin şekilleri dolayısıyla yumuşak yastık olarak çok sempatik ve eğlenceli olacaklarını düşünerek yastıkta karar kıldık.İlk etapta yastık dışında ürünler olacağını düşünmemiştik. Genç bir ekibiz, eğlenceli bir iş yapmayı, bir yastık satmaktan öte, emojileri seven bir kitleyi bir araya getiren bir marka olmayı hayal ederek başladık ve neşeli, akılda kalıcı bir isim ve sloganla yola çıktık: ‘Yastığım Şekil, Önümden Çekil!’

Ekibimiz üç kişiden oluşuyor; ben, kardeşim Bekir Çağrı Çelik eşim Barış Hız. En büyük destekçilerimiz ise anne ve babam! Günlerce salon masamızda kamp yaparak, pek de tecrübemiz olmayan bir alanda gece-gündüz araştırmalar yaparak ve çok eğlenerek başladık projemize.

Ürünlerinizden kısaca bahseder misiniz?

Ürünlerimiz arasında emoji yastıklarımız, Happieball’larımız ve bir de yeni eklediğimiz emoji posterlerimiz var. Ancak komik olan şu ki, öncelikli olarak yastıkları sitemize koymayı planlamış olmamıza rağmen, üretim süreci planlanandan fazlasıyla uzun ve meşakkatli olduğu için yastıkla başlayamadık. Görüştüğümüz kimi üreticiler, ‘biz sizden önce yaparız bu işi’ diyerek hemen işe koyuldu ve biz henüz anlaşmamızı yapamamışken bazı mağazalara yastık üretip verdiler. Öte yandan, yastıklarımızı beklediğimiz sürede, annem, yine emojilerden esinlenerek ilk Happieball’u tasarladı ve biz sitemizi yastıklardan önce Happieball’larla açtık. Emoji posterlerini ise önce kendi ofisimiz için tasarlamıştık, ancak çevremizden gelen yorumlarla, onu da ürünlerimiz arasına ekledik. İlerleyen dönemde emojilerle ilgili daha çeşitli ürünleri de eklemek için çalışmalarımız hızla sürüyor.

Yastığım Şekil bünyesinde satılan Happieball ürünleri aynı zamanda kadınlar için bir sosyal sorumluluk projesi niteliğinde. Bu fikir nasıl ortaya çıktı?

Happieball’lar tasarlandıktan sonra nasıl üretebiliriz diye düşünürken, çevremizdeki, el becerileri gerçekten çok iyi olan, kendine de bu esnada ek bir gelir fırsatı yaratmak isteyen bayanlarla iletişime geçtik ve böylelikle kendimize bir üretim ağı kurmaya başladık. Tek bir örnek, gerekli malzemeler ve kısa bir rehberlikle üretime başlayabildik. El emeği olan ürünlere çok önem veriyorum ve Yastığım Şekil markası olarak bu ürünlerden yaratabildiğimiz değeri üretim ekibimizle yeniden paylaşabildiğimiz için çok mutluyum. Daha da güzel olan, çok kısa sürede bu şekilde çalıştığımızı duyurabildik ve hiç tanımadığımız kişilerden, Happieball yapmak istediklerine dair mailler aldık! Ne yazık ki henüz üretim ekibimizi çok fazla büyütmeye ihtiyaç duymuyoruz, ancak satışlarımıza paralel olarak ilerleyen dönemlerde daha çok kişiyle çalışmayı çok istiyoruz.

 

 

DSC01763

 

 

Şimdiden ciddi bir sosyal etki yaratmayı başardığımız Happieball ürünümüzle gurur duyuyoruz ve markamızı daha fazla duyurabildiğimizde bu etkinin kapsamını daha da genişletebileceğimizi düşünerek çok heyecanlanıyoruz. Bu doğrultuda, sosyal girişim projelerinin yurtdışında çok daha önemseniyor olmasını referans alarak, uluslararası pazara açılacağımız bir site ile, oyunlaştırılmış bir bağış kurgusu yaratarak sosyal etkiyi çok daha genişletmeyi hedefliyoruz.

 

İlk günden bu yana baktığınızda markalaşma ve pazarlama anlamında belirlemiş olduğunuz hedeflere ulaştınız mı?

Ulaştık diyebilirim, çünkü şu anda sosyal medyayı gerçekten etkili kullanan, belki onbinlerce olmasa da, bizim hedeflerimize doğru ölçüde artan bir takipçi kitlesi olan bir marka olduk. Çeşitli mecralarda haberlerimiz yayınlandı, iki mağazaya ürünlerimizi verdik, fuarlara katıldık ve bu etkinlikler sayesinde yüzlerce kişiye temas etme ve projemizi anlatma fırsatımız oldu. Geribildirimler heyecan verici! Bir de benim çok önemsediğim özgün blog içeriği konusu var. Emoji konusunda, biz Yastığım Şekil’i kurduğumuzda Türkçe içeriğin sayısı bir elin parmaklarını geçmez durumdaydı. Konuyla ilgili tüm haberleri takip ediyoruz ve mümkün olduğunca sık ve özgün paylaşımlar yapıyoruz. Şu anda rastgele tanıştığım insanlar arasından ‘Yastığım Şekil’i duymuştum’ diyenlere denk gelmek bile, reklam/pazarlama bütçemiz olmadan ilerlediğimiz için gerçekten çok sevindirici!

Türkiye’de girişimci olmanın avantajları ya da dezavantajları neler? Bu süreçte ne gibi zorluklarla karşılaştınız?

Hem zor, hem kolay bir soru. Türkiye’de girişimci olmanın dezavantajları, ne yazık ki avantajlarına göre daha fazla ve ben henüz pek avantajını tecrübe ettiğimizi söyleyemeyeceğim. Her şeyden önce, girişimci olma, kendi işini sıfırdan kurma mentalitesine girmek zor; çünkü toplumumuz bize mütemadiyen aksini öğütlüyor. Kurumsal hayatın daha istikrarlı ve güvenli olduğunun ısrarla beynimize kazındığı bir toplumda, girişimci olmaya cesaret etmek, başlı başına aşılması zor bir düşünsel engel. Dolayısıyla Türkiye’de girişimciler daha en başından bu engele takılarak ilk adımlarını atamıyorlar. Atsalar dahi, çevrelerindeki pek çok kişiden yanlış bir şey yaptıklarını, gereksiz risk aldıklarını duymaları, ciddiye alınmamaları yüksek olasılık. Psikolojik kısmını çok uzatmadan geçecek olursam, şirket kurma, bu konuyla ilgili bilgi edinme, şirketleşmenin maliyeti, dövize karşı TL’nin değer kaybetmesi (yurtdışından ürün getirmek veya hizmet satın almak istediğinizde çok büyük bir sıkıntı), projenizi duyurma ve tanıtma konusunda karşılaşılan maliyetler ve duyurabileceğiniz kaynakların yetersizliği (ProductHunt, BetaList, GetWorm gibi geniş kitlelere ulaşabileceğimiz alanlarımız yok) gibi birçok engelin Türk girişimcileri zorladığını düşünüyorum. Biz de bahsettiğim zorlukların hemen hemen hepsiyle bu süreçte karşılaştık ve elbette karşılaşmaya devam ediyoruz .

Kasım ayında Tolga Tanış’ın ‘TwitterJack ve Ekşi Sözlük Sedat’ diye yazdığı bir yazı vardı. Türkiye ve yurtdışı karşılaştırması konusunda çok iyi bir örneği ele almıştı. Ülkemizde birçok girişimcinin içinden geçtiği durumları doğru anlattığı düşünüyorum.

Günümüzde gerçek hayatta yaşanan bir çok şey sanal ortama taşınmışken, siz aslında sanalda olan bir şeyi gerçek hayata taşıyorsunuz. Son yıllarda sanal gerçeklik diye bir kavram da ortaya çıktı. Peki size göre sanallık mı, gerçeklik mi?

Bana göre her zaman gerçeklik, ama sanalın, ya da dijitalin hayatımızdaki yerini göz ardı etmek artık mümkün değil. Kişisel bilgilerimizi, fotoğraflarımızı kesinlikle internet ortamında paylaşmadığımız, ailelerimizin gizlilik konusunda uyardığı dönemleri, rumuz kullandığımızı hatırlıyorum. Ve 2015 itibarıyla geldiğimiz noktaya baktığımda, hayatlarımızı çok açıklıkla paylaştığımızı, dijital iletişimin hayatımızın ortasında bir yer edindiğini ve bu yeni alışkanlıkların neredeyse vazgeçilmez olduğunu görüyorum. Emojili ürünler de bence dijitaldeki alışkanlıklarımızın gerçek – ya da fiziksel diyelim – hayatımızdaki bir tamamlaması, devamı niteliğinde. Bir süre sonra da nerede sanal bitiyor, nerede ‘gerçek’ başlıyor arasında bir kargaşa yaşayacağız gibi bir izlenimim var işin doğrusu!

Eklemek istedikleriniz…

2015’in emojilerin yılı olduğu yadsınamaz bir gerçek ve bu dönemde, Türkiye’deki ilk emoji temalı markayı yaratmış olmaktan çok mutluyuz. Oxford Dictionaries’in yılın kelimesini bir emoji seçtiği bir yılda bu işe başladık. Gerçekten büyük bir şans ve aynı zamanda da öngörülerimizi destekleyen gelişmeler. Emojilerin Türkiye’de hızla daha da yaygınlaşacağını, yazılacağını ve popülerleşeceğini düşünüyoruz ve 2017 Ağustos’ta vizyona gireceği açıklanan Emoji Movie için fazlasıyla heyecanlıyız!

Girişimcilik konusunda ise, tüm kariyerimin en çılgın, duygusal, zor ama bir o kadar da güzel tecrübesini kendi işimi kurarak ve her türlü zorluğa rağmen ayakta kalmaya çalışarak tecrübe ediyorum ve ne kadar zor olsa da, Türkiye’de daha fazla kişinin buna cesaret etmesini ve projeler üretmesini çok istiyorum. Umuyorum bu anlamda ilham olabilecek marka ve liderleri daha çok görürüz.

Teşekkürler!

Yazar hakkında

eticaretturkiye administrator

244 yorum

fVszX9JRR4OLYayın tarihi4:51 pm - Nis 13, 2017

This does look prnogsimi. I’ll keep coming back for more.

DvDb0SMuUSWAYayın tarihi11:16 pm - May 7, 2017

relationship viagra online each other

PNDtOqU0opYayın tarihi5:37 pm - May 16, 2017

carriers need car insurance quote properly carry

xg2JaKvhjeNYayın tarihi10:03 pm - Tem 11, 2017

circumstance short cheap insurance sports car

Bir cevap yazın