Ankara’yı tüm takipçilerine önce Angara olarak sevdirdi ve attığı tokatlarla fenomenler dünyasına giriş yaptı. Milyonlarca takipçinin gönlüne taht kuran vine fenomeni Bülent Mert ile sosyal medyaya dair keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.
Biz sizi sosyal medyadan tanıyoruz ama belki biraz kendinizden bahsetmek istersiniz? Bülent Mert kimdir?
1978 doğumlu bir Ankaralıyım ve 2 çocuk babasıyım. Aslen tekstille uğraşıyorum. Karum AVM’ de hala devam eden bir mağazam var. Bundan ibaretim.
Sosyal medya dünyasına giriş yapma fikri nasıl ve ne zaman ortaya çıktı?
Planlı bir şey değildi. Bir gün yanımdaki arkadaş videolar izliyor, gülüyor, eğleniyor. Daha uygulamanın adını bile bilmiyoruz. 6,5 sn’de insanlar eğlenceli, komik videolar çekip, paylaşıyor. Ben de uygulamayı indirdim. İlk zamanlarda sadece izliyordum. Sonra Görkem Çağlar ile vine’a başladık. Ben başlayalım derken biraz tereddüt ettim çünkü nasıl içerik çıkaracağımızı bilmiyordum. Sonra acemice ilk vine’ ı kendi mağazamızda çektik. Görkem ile çektiğim ilk Vine’da ona, “Sen dükkâna gir t-shirt fiyatı sor, ben 50 lira diyeyim sen 10 lira olmaz mı de, ben de seni tokatlayayım” diye başladık. Sonra gerisi geldi. Tokadı Vine’larımda sıkça kullanınca takipçilerim benimle özdeşleştirdiler. Adımız tokatçıya da çıktı. Derken biz 2-3 tane daha aynı konseptte çektik. Sonra aklımıza farklı fikirler gelmeye başladı. Demek ki yaratıcılık içimizde varmış 🙂 1 günde 900 takipçi gelince “bu iş gidecek herhalde” dedim. Bigün kalkıp İstanbul’a gittik, orada da vine çekelim dedik. Belki okurlar hatırlar minibüse el kaldırıyorum, sakallı bir şoför var içeride: “Abi Avcılar diye bindim, yoksa Umreye mi gidiyor” dediğim senaryo. Onu tüm fenomenler kendi sayfasında paylaştı üstelik beni tanımadıkları halde. Sonra görüşme talepleri gelmeye başladı. Fenomenlerden Anıl İlter, Halil Söyletmez, Serhat Osman Karagöz ile Ankara’da buluşup patladık zaten. 6. aydan sonra ise o popülariteyi hissetmeye başladım.
Sosyal medyada paylaşım yaparken motivasyon kaynağınız nedir?
Aslında yaşadığım her şeyi paylaşım malzemesi olarak görüyorum. Bir nesneden onlarca hikâye çıkarıyorum. Kısaca her şey benim için potansiyel bir obje. Birçok videoda yaşadıklarımızla dalga geçiyoruz, eğleniyoruz.
Fenomen olmak ne ifade ediyor? Avantaj ve dezavantajlarından bahseder misiniz?
Bende fenomen olana dek anlamını bilmiyordum. Hala birisi bana fenomen dediğinde utanıyorum, çekiniyorum. Mütevazilikten 🙂 Sosyal medyada binlerce takipçin varsa ve kendi kitleni oluşturduysan, bu mecralar senin adınla anılıyorsa zaten fenomensindir. İşime maddi anlamda büyük katkısı oldu. Benim için Türkiye’nin dört bir tarafından gelenler var. Açık adresimi herkesle paylaşıyorum. Kimseden kaçmıyor, kendimi saklamıyorum. Dolayısıyla mağazam her daim canlı 🙂 Sadece bazı zamanlar tüm günü telefonunuzla geçirmenin verdiği bir yorgunluk oluyor.
Fenomen olduktan sonra hayata bakış açınızda değişiklik oldu mu?
İnsan ister istemez değişiyor fakat hayata bakış açısı değil. İlgi çok fazla, Sanki ünlüler camiasındasınız gibi yaşıyorsunuz. Yolda görüp arkanızdan koşanlar, arabanın önünü kesenler. İnsanın hoşuna gidiyor bu detaylar. Fakat şımarmak değil bunun adı. Başka bir değişiklik yok, benim hayatım hep renkli ve hareketliydi zaten.
Markalar için çektiğiniz viraller söz konusu oldu mu? Bir e-ticaret veya servisin viralini çektiniz mi?
Cafe Crown, 8kek gibi markaların virallerini çektik. Birçok reklam teklifi de geldi. Viral teklifi devamlı alıyoruz. Zaten büyük markalar mutlaka fenomenler üzerinden ilerlemeli. Takipçi olmadığı sürece sayfanızdaki paylaşımların bir önemi yok. Ama ben burada seçiciyimdir. Mesela herkesin reklamını kabul etmem. Öncelikle ürünün/hizmetin kalitesine kendim inanmalıyım. Para için reklam yapmam. İnsanlar bana ve samimiyetime inanırken onları aldatamam.
Nasıl bir sosyal medya mecrası olmalı ki kendinizi orada daha iyi ifade edebilirsiniz?
Vine en güzelini yapmış zaten.6,5 sn de bitiriyor. Çünkü 10-15 sn olsa bişey yapılmazdı. Böyle olunca video paylaşan sayısı artacak, gereksiz dialoglar olacak vs. Ben periscope’u biraz daha farklı formatta düşünmüştüm. Onunki süresiz benimki10-15 dk’lık canlı yayınlardan ibaret olacaktı. Bu konsept ile de çok başarılı oldu.
Sosyal medyada herkes sizi takip ediyor. Peki siz kimleri takip ediyorsunuz?
Bu konuda da seçiciyim. Kendi arkadaşlarım, fenomenler ve görüştüğüm ünlüler haricinde kimseyi takip etmiyorum. Dolayısıyla sadece 80’e yakın takip ettiğim var.
Üniversitelere sosyal medya üzerine seminerler verdiğinizi biliyoruz. Öğrencilerin sosyal medyaya verdiği önem ne konumda? Sadece bir şeyler paylaşabilmek için mi kullanıyorlar yoksa gerçekten verimli bir kullanım amacındalar mı?
Birçok üniversitede söyleşiye katıldım. Eğlence amaçlı kullanan olduğu gibi bişeyler öğrenmeye çalışanlarda var ancak bihayli azınlıkta. Ama şöyle düşünüyorum sosyal medyanın her boyutu eğlence. Yani didaktik bir video zaten izlenmiyor, biraz argoyla zenginleştiriyoruz.
Awsome site! I am loving it!! Will come back again. I am taking your feeds also.
wolfsburg-shirt http://www.coool-shop.com/54-wolfsburg-shirt
Yazar hakkında