Türkiye Özelinde E-Ticaret Bu hafta aldığım bir soru ile yazımın kapısını aralamak istedim.
“Hakan Abi merhaba,
Size yazma imkanı bulabildim, Umarım iyisinizdir… Şu konuda takıldım: Ben Eticaret sitesi kurmak istiyorum. Domain’im hazır ve şu an bir blog olarak hizmet veriyor ama ben Eticaret sitesine çevirmek istiyorum. Lakin biraz çekingen davranıyorum. O disiplini kendimde bulamıyorum. Bu konuda bana önerileriniz neler olabilir? Kesinlikle böyle bir girişim yapmamı öneriyor musunuz? Kitabınız çok heyecan vericiydi”
Son 7 senedir E-ticaret’in fazlar değiştirerek ilerlediği Türkiye’de geldiğimiz nokta, hala heyecan verici bir sektör olduğu. Yukarıda ki soruyu bana ileten genç arkadaşımda bu heyecan ile bir adım atmak istiyor ve doğru yolda! Soruyor, sorguluyor ve araştırıyor başlayıp-başlamaması da önemli değil burada önemli olan o tutkuyu içinde hissetmesi ve ben o ışığı kendisinde görüyorum.( 3 haftadır cevap almak için sıkıştırıyor )Belki de araştırmaları sonucu E-ticaret’e hiç girmeyecek ve asıl başarı bu olacak, atmaması gereken bir adımı öngörmüş şekilde kendisini yenileyecek. Bundan dolayıe-ticaret ile ilgili araştırmaları sonunda ortaya çıkacak olan sonuçları kendisi ile eşleştirmesi lazım.
Hem bana ulaşan geç arkadaşıma hem de günümüz şartlarında benzer sorulara cevabım, “bu sektörde onlarca değişkenin bir arada olduğunun” bilinmesi gerektiğidir. Ve birçok değişkeni içinde barındıran bu sektörün ışığının dışardan çok parlak ve çekici gözüktüğünü içeride ise uzun ve meşakkatli bir yolun sizleri beklediğini unutmamanız gerekiyor.
Bunu benden duymak yada yaşayarak görmek tamamen sizin seçiminiz.Öte yandan işi teoriden pratiğe döktüğünüzde beklenmediksürpriz kapılar size açılabilir.Yani araştırmalarınızı sorarak değil adımlayarak yaptığınızda projenizin içinde ki bazı dinamiklerin sizi kestirme ve güneşli bir yöne doğru sürüklemesi ile de karşılaşabilirsiniz! Kim Bilir…Bundan dolayı risk almak harika bir duygudur! Dikkat etmeniz gereken pratiğe geçtiğiniz anda keseyi açmanız gerektiğidir!
Bu cevap ve yorum genç bir e-ticaret girişimcisi için en doğru olandır çünkü son 5-6 senedir gördük ki e-ticaret için kalbi atan genç girişimcilerin en çok ihtiyacı olan temkinli davranma refleksini edinmektir. Bu anlamdazaman zaman yazılarım ile gerçekleri gözleri önüne sererek korkmalarını sağlamaya çalıştım.Evet, onların gerçekten korkmasını istiyordum çünkü ancak korkarlar ise yeterince temkinli davranabilirlerdi.
Şu 3 paragrafı okuyan herkes, belki de “ne oluyor yahu” diyecektir, peki neden bu kadar korkmalıyız?
Pek tabi gözler önünde üzülerek çöküşünü izlediğim/iz e-ticaret projeleri bakış açılarımızı başka bir noktaya taşıdı. E-ticaret sektörü karlılık noktasında büyük sıkıntılara sahipti, ortaya çıkan ciro rakamları aldatıcıydı ve karlık çok uzun zaman sonra kendisini ufak ufak gösterebiliyordu yada tutarlı değildi. Bu tutarsızlık e-ticaret şirketlerine masraf yaptırıyor ama süreklilik arz etmeyince yapılan masraflar ortalama hacmin üzerinde kalıyordu. Zaman içinde ki ani pozitif çıkışların bu sektörün en aldatıcı yönlerinden biri olduğunu gördük ve pozitif ivme ile birlikte gelen büyümeyi yönetememe E-ticaret’in doğasında var gibiydi. Bundan dolayı bu sektörün gerçekleri içerisinde “büyümeyi frenlemeyiöğrenme” çok mühim bir yere oturdu.
Amazon’un 10 yıldan sonra karlılığa geçebildiğini aktarması ve Türkiye’de e-ticaret şirket Ceo’larının da çeşitli etkinliklerde karlılıktan muzdarip şekilde açıklamalar yapmaları sektörün asıl olduğu yeride görmemizi sağladı.
E-ticaret, büyük oyuncular için farklı bir anlam taşıyordu; morhipo (Boyner), kliksa(Sabancı),hepsiburada(Doğan), n11(Doğuş), bu devasa e-ticaret şirketleri genç girişimcilere yanlış örnek olabilirdi çünkü milyon dolarların, koyulan 5-10 senelik hedeflerin, genç girişimcilerin hayatında bir yeri yoktu ve bende her defasında bu gerçeği yansıtmaya çalıştım.
Belkide tüm bu temkinli davranma sanatını aşılama çalışmalarımız ve tablonun git gide şeffaflaşması işe yaradı; eskisi kadar e-ticaret şirketi ortaya çıkmıyor ve gördüğüm kadarı ile N11 ve GG üzerinden insanlar eskisi gibi satışlarını yapıyorlar. Yani sıfırdan şirket kurmak, tüm o maliyetlerin altına girmek yerine eski usule geri döndüler ve Hepsiburada ile Kliksa(2016) pazar yerine geçişi ile birlikte, ürün satmak isteyenler, e-ticaret yapmak isteyenler bu devasa e-ticaret sitelerinde artık ürünlerini müşterilerine sunabiliyorlar.
Bilmeyenler için bu konuyu da açalım; artık Hepsiburada’da, N11 ve GG mantığı ile ürünlerinizi satabiliyorsunuz ve Kliksa’da 2015 sonu yada 2016 gibi bu sistemi sizlere (satış yapmak isteyenlere) açıyor olacak. Detayları ilgili sitelerin yardım bölümden inceleyebilirsiniz.
Sektör büyümeye devam ediyor, ciro değil karlılık sizinle olsun!
Bu yazımda sizlere, Türkiye e-ticaret dinamiklerini özetlemeye çalıştım umarım keyifli bir okuma yaşamışsınızdır. Pekiştirmek için bloğumda ki (hakanyalcin.net)yazıları ve bir girişim hikayesi isimli kitabımı ücretsiz olarak indirip incelemenizi tavsiye ederim.
okuyucuyanot:
“Bunlarda dahil bütün genellemeler yanlıştır.” Nietzsche
Yazar hakkında